1. Kullanılmayan Giderler ve Kuruyan "U" Boruları
Evinizdeki en kötü kokuların başında lağım veya çürük yumurta (sülfür) kokusu gelir. Banyonuzu veya mutfağınızı ne kadar temizlerseniz temizleyin, bu koku gitmiyorsa sorun fayanslarda değil, boruların içindedir. Evinizdeki her lavabonun ve yer süzgecinin altında, İngilizce'de "P-Trap" olarak bilinen U şeklinde kıvrımlı bir boru bulunur.
Bu U borusunun tek amacı, içinde her zaman bir miktar su tutarak ana kanalizasyondan gelen kötü gazların evinize girmesini fiziksel olarak engellemektir. Eğer evinizde misafir tuvaleti, kullanılmayan bir duşakabin veya balkonda bir yer süzgeci varsa, o borunun içindeki su zamanla buharlaşır. Su barajı yok olduğunda, ana lağım gazları doğrudan evinize dolar.
Çözüm: Evinizde nadir kullandığınız tüm lavabo, küvet ve yer süzgeçlerine iki haftada bir mutlaka 1-2 litre su dökün. Bu basit işlem, U borusundaki su kilidini yenileyecek ve kanalizasyon kokusunu anında kesecektir.
2. Çamaşır ve Bulaşık Makinelerinin Gizli Bölgeleri
İçinde sürekli deterjan ve su dönen bir makinenin kötü kokması size mantıksız gelebilir. Ancak çamaşır makinelerinin kapağındaki o kalın gri kauçuk lastiğin içi, bakteriler için 5 yıldızlı bir tatil köyüdür.
Özellikle çamaşırları sadece 30-40 derece gibi düşük ısılarda yıkıyorsanız ve kapağı yıkamadan hemen sonra ıslakken kapatıyorsanız, o lastiğin arasına biriken deterjan kalıntıları, su ve saç telleri siyaha dönerek küf oluşturur. Aynı durum bulaşık makinelerinin tabanındaki tahliye filtreleri için de geçerlidir. Bu küf kokusu zamanla yıkadığınız temiz çamaşırlara ve tabaklara da siner.
3. Halıların ve Koltukların İçine Hapsolan Ter ve Yemek Kokuları
Evinizdeki sert zeminleri (parke, fayans) her gün silebilirsiniz. Ancak halılar, perdeler ve kumaş koltuklar evdeki havayı devasa bir sünger gibi emer. Mutfağın kapısı açıkken balık veya kızartma yaptığınızda, o yağlı duman doğrudan salondaki kumaş liflerinin içine hapsolur.
Ayrıca her gün o koltuklarda otururken vücudunuzdan dökülen ölü deriler ve ter, mikroskobik ev akarlarının (mite) besin kaynağıdır. Elektrik süpürgesi yüzeydeki tozu çeker ama kumaşın derinliklerine işlemiş yağ ve ter kokusunu çıkaramaz. Evi ne kadar havalandırırsanız havalandırın, o koltuğa oturduğunuzda ağır ve bayatlamış bir insan kokusu alırsınız.
Çözüm: Halılarınızı ve kumaş koltuklarınızı derinlemesine temizlemek için kimyasal parfümlere ihtiyacınız yok. Kumaşların üzerine bol miktarda Karbonat (Baking Soda) serpin. Karbonat, asidik kokuları nötralize eden doğal bir koku emicidir. Birkaç saat (mümkünse bir gece) beklettikten sonra elektrik süpürgesiyle yavaşça çekin. Evdeki o havasız "eski eşya" kokusunun tamamen kaybolduğunu göreceksiniz.
4. Çöp Kutusunun Kendi Yüzeyindeki Bakteriler
"Çöpü her gün dışarı atıyorum, neden hala mutfak kokuyor?" diye düşünebilirsiniz. Sorun çöp poşetinin içinde değil, çöp kutusunun ta kendisindedir. Marketten aldığınız o kalın çöp poşetlerinde bile gözle görülmeyen mikro sızıntılar (delikler) olabilir.
Çöpe attığınız domatesin suyu, tavuk kanı veya yemek artığı bu mikro deliklerden sızarak plastik çöp kovanızın tabanına ulaşır. Plastik, kokuyu içine hapsetmeye çok müsait gözenekli bir maddedir. Siz poşeti atsanız bile, o kovanın dibinde üreyen bakteriler mutfağınıza sürekli ekşi bir koku yayar.
Çözüm: Çöp kovanızı ayda en az iki kez sıcak su ve çamaşır suyuyla köpürterek yıkayın ve güneşte kurutun. Yeni çöp poşetini takmadan önce kovanın dibine bir avuç karbonat veya birkaç damla limon yağı damlatılmış bir parça kağıt havlu koyun. Bu, olası sızıntıların kokusunu hapsedecektir.
5. Lavabo Altı Dolaplarındaki Mikro Sızıntılar ve Ahşap Çürümesi
Mutfak veya banyo lavabosunun altındaki dolabı açtığınızda burnunuza rutubetli, eski orman veya küf kokusu çarpıyorsa, orada yolunda gitmeyen bir şeyler var demektir. Bu koku genellikle temizlik malzemelerinden gelmez.
Lavabo gider borularının ek yerlerinden sızan ve gözle zor görülen, günde sadece birkaç damla olan su sızıntıları, dolabın tabanındaki ahşabın (MDF/Sunta) içine işler. Ahşap sürekli nemli kaldığı için içten içe çürümeye ve mantar üretmeye başlar. Siz dışarıdan hiçbir şey görmezsiniz ama o dolap yavaş yavaş evin içine tehlikeli bir küf kokusu yayar.
Çözüm: Lavabo altındaki dolapları tamamen boşaltın. Bir el feneriyle boruların ek yerlerini ve dolabın arka ahşap kısmını kontrol edin. Eğer ahşapta kabarma, siyah lekeler veya ıslaklık varsa, tesisatçınızı çağırıp o mikro sızıntıyı acilen durdurun.
Duvar kağıtlarının arkası, pencere pervazları veya gardırop arkalarındaki siyah küflenmeler astım ve alerjiyi tetikler. Küfü sadece çamaşır suyuyla silmek yetmez, o bölgedeki nem kaynağını (dış cephe çatlağı veya ısı yalıtım eksikliği) bulup tamamen kurutmanız gerekir.
6. Evcil Hayvan Eşyaları ve Görünmeyen Tükürük Katmanları
Kedi veya köpek sahibi olanlar, kendi evlerindeki kokuya karşı zamanla "koku körlüğü" geliştirirler ve bu kokuyu almazlar. Ancak dışarıdan eve gelen bir misafir o ağır kokuyu kapıdan girdiği an fark eder.
Sorun evcil hayvanınızın yıkanmaması değildir (zaten hayvanlar sık yıkanmamalıdır). Asıl sorun, hayvanın yatağı, tırmalama tahtası, sevdiği koltuk köşesi veya oyuncaklarıdır. Hayvanların derilerinden dökülen yağlar, salyaları (tükürükleri) ve patilerindeki ter bezleri bu kumaş eşyalara nüfuz eder. Zamanla bu yağlar ve bakteriler oksitlenir ve o bilindik "ıslak köpek" veya yoğun hayvan kokusunu eve yayar.
Çözüm: Kedi kumu temizliği zaten her gün yapılmalıdır ancak bu yetmez. Evcil hayvanınızın minderini, yatağını ve oynadığı bez oyuncakları en az iki haftada bir çamaşır makinesinde (60 derecede) yıkayın. Kumaş koltuklarınıza mutlaka yıkanabilir koruyucu örtüler serin.
7. Mutfak Aspiratörü ve Ransidifikasyon (Beklemiş Yağ)
Mutfak tezgahını ve ocağınızı her yemekten sonra siliyor olabilirsiniz. Peki ya başınızın hemen üzerindeki aspiratör (davlumbaz) filtreleri? Yemek yaparken buharlaşan mikroskobik yağ tanecikleri doğrudan bu tel filtrelere yapışır.
Kimyada "Ransidifikasyon" adı verilen bir olay vardır; yani yağın beklemesi, havayla temas etmesi ve acılaşarak (bozularak) ağır bir koku yayması. Aspiratör filtrenizde haftalarca biriken o sarı yağ tabakası bozulduğunda, mutfağınızda her zaman eski bir kızartma kokusu veya ağır bir restoran kokusu hakim olur. Siz ocağı silseniz bile koku tepeden gelir.
Çözüm: Çıkarılabilir alüminyum aspiratör filtrelerinizi ayda bir kez sökün. Üzerine bolca yağ çözücü sıkıp sıcak suyla yıkayın veya uygunsa bulaşık makinesine atın. Mutfaktaki ağır havanın anında hafiflediğini fark edeceksiniz.
8. Klima ve Havalandırma Sistemlerindeki Kirli Filtreler
Eviniz kapalıyken hava sıcak veya soğuk olsun diye klimayı açtığınızda burnunuza ekşi bir toz veya küf kokusu geliyorsa, evinizdeki temiz havanın katili doğrudan klimanızdır.
Klimalar içerideki havayı emer, soğutur ve geri üfler. Bu emme işlemi sırasında evdeki tüm toz, saç telleri ve deri döküntüleri klimanın içindeki ince filtrelere yapışır. Klimanın iç ünitesi çalışırken sürekli nem ürettiği için (yoğuşma suyu), o tozlar nemle birleşir ve klimanın içinde karanlık, ıslak bir balçık oluşturur. Klimayı açtığınız an o bakteri yuvasındaki hava direkt olarak odanıza üflenir.
Çözüm: Klimanızın ön kapağını kaldırıp o pratik plastik filtreleri her ay mutlaka yıkayıp kurutun. Yılda bir kez ise profesyonel bir klima servisi çağırarak iç ünitenin kimyasal sıvılarla yıkanmasını ve bakterilerden arındırılmasını sağlayın.
9. Ayakkabılıklar ve Kapalı Dolaplardaki Nem Hapsi
Evin girişindeki (antre) portmanto veya ayakkabılık, eve giren havanın ilk temas noktasıdır. Gün boyu giydiğiniz ve terlemiş olan ayakkabılarınızı kapalı bir dolaba koyduğunuzda, ayakkabının içindeki o sıcak nem dolabın içine hapsolur.
Karanlık ve havasız dolapta üreyen bakteriler, ayakkabı dolabının kapağını her açtığınızda yoğun bir "ayak ve rutubet" kokusunun eve yayılmasına neden olur. Aynı şekilde, tam kurumadan gardıroba kaldırdığınız hafif nemli çamaşırlar da dolabın içinde havasız kaldığı için ekşir ve temiz kıyafetlerinizi bile pis kokutur.
Çözüm: Ayakkabılarınızı eve gelir gelmez doğrudan kapalı dolaba koymayın; en az 1 saat dışarıda (balkonda veya kapı önünde) havalanmasına izin verin. Ayakkabı dolabınızın raflarına küçük bez torbalar içinde aktif karbon, kahve çekirdeği veya karbonat koyarak fazla nemin ve kokunun hapsolmasını sağlayın.
Temiz Bir Evin Gerçek Kokusu "Hava" Kokmalıdır
Bir ev gerçekten temizse, çiçek, limon veya okyanus kokmaz; temiz bir evin kokusu tamamen "nötr" olmalıdır. Evinize dışarıdan geldiğinizde burnunuza hiçbir şeyin çarpmaması, o evde bakterilerin, küfün veya çürüyen atıkların barınamadığının en büyük kanıtıdır.
Farkında olmadan göz ardı ettiğimiz bu 9 gizli kaynağı kontrol altına aldığınızda, marketlerden aldığınız o pahalı oda spreylerine, kokulu mumlara ve otomatik koku püskürtücülere ihtiyacınız kalmayacak. U borularındaki suyu yenilemek, makine lastiklerini silmek, karbonat ile halıları temizlemek ve lavabo altlarındaki sızıntıları kontrol etmek gibi basit rutinler; evinize sadece ferahlık değil, aynı zamanda sağlıklı ve güvenli bir nefes getirecektir.